Tekilleştirme (Deduplication) Teyp’e Son Darbeyi de İndiriyor

Tape Game Over. Bu sefer Galiba Gerçekten!

Tekilleştirme teknolojisi 2010 yılında dünyada ve Türkiye’de birçok kurumun operasyonel yedekleme stratejilerini büyük ölçüde değiştirdi. Bu hızlı değişimin 2011’de ivme kazanarak, ve daha geniş bir müşteri kitlesine yayılarak devam edeceği aşikar. Kimse artık gelişmiş disk tabanlı yedekleme çözümlerinin teyplere kıyasla operasyonel yedekler için iyi bir alternatif oluşturabilecek olup olmadıklarını sorgulamıyor. Teknolojinin heyecan veren ve bu değişimin ivmesini artıran tarafı, CPU tabanlı tekilleştirme sistemlerinin artık disklerin sunabilecekleri performans ve kapasitelerin çok çok ötesine gitmiş olmaları.

Tekilleştirme algoritmanız yeterince akıllı ise, ya da gücünü sadece CPU’dan alıp alttaki disk altyapısındaki spindle sayısından bağımsız kılabiliyor ise, bugün tek kafalı bir tekilleiştirme motoru ile saatte 15TB veri yedekleyebilirsiniz. Bunu yaparken ihtiyaç duyduğunuz altyapı ise 3 RAF SATA disk ve biraz SAS kablodan ibaret! Benzer bir performansı aynı verimle hangi ortamı yedekliyor olursanız olun, bugün pratik olarak teyp sistemleri ile yakalamanız mümkün değil. CPU’yu devreden çıkartıp tekilleştirme yapmasak aynı disk altyapısı bize 20’de bir oranında dahi performans veremiyecektir. Dolayısıyla artık ‘Disk Tabanlı Tekilleştirmeli Yedekleme Sistemleri’ ni değil, daha fazla‘CPU tabanlı yedekleme sistemleri’ni ve hangi algoritmanın daha verimli olduğunu konuşuyoruz. Çünkü önemli olan disk altyapısının ne kadar hızlı olduğu değil, tekilleştirme algoritmasının ne kadar akıllı ve diskten ne kadar bağımsız olduğu ve dolayısıyla diske ne kadar az yük bindirdiği. CPU hızları katlandıkça bu sistemlerin tekilleştirme performansları da katlanmakta, aldığınız performans da aynı ölçüde artmakta ve tabii ki en önemlisi ortamınıza sağladığınız kazanç artmakta.

Tekilleştirme sistemlerinin sundukları tek avantaj kuşkusuz sağladıkları performas ve dolayısıyla çok daha iyi bir RTO ve daha kısa yedekleme pencereleri değil. Birçok kurum daha güvenli ve operasyonel olarak da ortamlarını rahatlattıkları için bu değişime yatırım yapmakta. Güvenlik bir tekilleştirme sisteminin olmazsa olmazı. Burdaki güvenlik önlemleri standart disk atlyapısının sunduğu birden fazla fan, çoklu RAM, CPU ve RAID-6’dan çok ileri gitmek Devamını Okumak için »

Tekilleştirmenin Yedekleme Ekonomisinde Yaratmakta Olduğu Devrim – II

Yedekleme ve Arşiv Amaçlı Tekilleştirme Sistemlerinde En Önemli Kriterler :
Bugün verilerinizi tekilleştirerek yedekleyecek/arşivleyecek bir teknolojiye yatırım yapacak olsanız öncelikle hangi kriterleri değerlendirmeye almalısınız? Tekilleştirme sistemlerinde temel amaç en az kapasite ile en fazla veriyi depolayabilmektir. Bunu gerçekleştirirken asıl önemli olan ise verinin ne oranla tekilleştirildiğinin ötesinde, elinizdeki sistemin tekilleştirme işlemini ne kadar GÜVENLİ ve yüksek PERFORMANS ile yaptığıdır. Performans ve Güvenliğin yanı sıra sisteminizin birden fazla protokolü destekleyebilmesi ve replikasyon sırasında gösterebildiği esneklik diğer önemli kriterler olarak sıralanabilir. Şimdi bu kriterleri detaylı olarak inceliyelim :
1) GÜVENLİK
Yedekleme ve Arşivleme veri iş sürecinin son noktasını temsil etmekte olduğundan bu noktada hataya  yer yoktur. Dolayısıyla herhangi bir yedekleme veya arşivleme platformu güvenli olmalıdır. Tekilleştirme platformları ise bilinen klasik önlemleri aldıktan sonra diğer tüm güvenli platformlarının unuttuğu risklere karşı önlem almalıdır. Bu sistemler veri parçalarını tek kopya olarak sakladıklarından, tek bir parçanın kaybı bu parçaya bağlı tüm veri kopyalarının erişilemez olduğu anlamına gelecektir. Bu yüzden öncelikle güvenlik, güvenlik ve yine güvenlik bir Tekilleştirme Sisteminin sizin ihtiyaçlarınıza ne oranda cevap verip veremeyeceğini belirler. GÜVENLİK tam olmalıdir. Sisteminiz oluşabilecek hataları pro-aktif olarak öncelikle mümkün olduğunca oluşmadan engellemeli, veri parçalarını doğru yazıp yazmadığını her fırsatta kontrol etmeli, tüm önlemlere karşı hata oluştuğunda ve tespit edildiğinde otomatik olarak düzeltmelidir. Tüm bu önlemleri oluşabilecek donanımsal ve özellikle yazılımsal (logical) hatalara karşı alabilmelidir. Yazılımsal hatalar en büyük tehlikeyi Devamını Okumak için »

Tekilleştirmenin Yedekleme Ekonomisinde Yaratmakta Olduğu Devrim – I

Tekilleştirme teknolojisi Gartner’a göre 2012 yılına kadar elimizde bulunan geleneksel yedekleme yapılarının %75’ini değiştirmiş olacak. IDC ise bu teknolojinin beklentilerin çok ötesinde bir hızla adapte edilmekte olduğunu söylemekte. ‘Kimin ne dediğinin çok bir önemi yok, ben 10 sene sonra da teyp’e yedeklerimi alırım’ diyorsanız, tekrar düşünün. Bugün kaçımızın arabasında kaset çalar var? Hangi evde halen VHS teypler mevcut? Tekilleştirme teknolojisinin geleneksel sistemleri bu kadar yüksek bir hızla etkileyecek olmasının tek bir sebebi var. Yedekleme işleminin ekonomisini değiştirmesi. Tıpkı iPod’ların, DVD’lerin bugün yaptığı gibi. daha çok kapasiteyi, toplam maliyet hesaplandığında daha ucuza, ve çok daha verimli olarak sunabilen, ve herşeyden önce daha güvenilir ve hizli olan bir teknolojiye kim HAYIR diyebilir?

Önce geleneksel yedekleme teknojilerinin (teyp sistemleri) tam anlamıyla cevap veremediği temel ihtiyaçları özetliyelim :

  1. Güvenilirlik : Alınan yedeklerden geri dönememek gibi bir lüksümüz yok! Veri yedeği iş işleyişinin son noktasını temsil etmektedir. Yedeğe geri dönme ihtiyacında olmanız, bir şeylerin üretim ortamında yanlış gittiğinin göstergesidir. İş bu noktaya geldiğinde hata yapma lüksü bulunmamaktadır. Disk sistemlerinde bulunan RAID yapısı TEYP ortamlarında kurulamamaktadır. Düzenli olarak teyp medyasında bulunan verinin okunabilir olduğunu test etmek pratik olarak imkansızdır. Bu sebeple aldığınız yedeğin teyp medya üzerinde mikron mertebesinde bir çizikten, tozdan, sıcaktan, birisi kartuşu düşürdüğünden, sistem odasına mıktatıs sokulduğundan, Murphy orda olduğundan, gibi birçok sebebten ötürü verinizi geri dönememe riski her zaman mevcuttur. Malesef geri dönemeyeceğinizi de sadece dönmek zorunda olduğunuz anda Devamını Okumak için »

“Cloud Computing” de ne?

Aslında bu konu başlığını Türkçe ‘ye çevirmek oldukça zor ve internette “Cloud Computing” adı altında bir sürü değişik tanımlama bulmak mümkün. Eğer işin ya da hizmetin ne olduğunu doğru olarak tanımlayabilirsek başlığı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Cloud Computing, ”Bilgi Teknolojileri servis ve hizmetlerine lokasyon bağımsız erişilmesi” olarak tanımlanabilir. Google ‘ın e-posta (Gmail) ve döküman yönetim (Google Docs) hizmeti bu tanımlamaya en uygun uygulamalardan birkaç tanesi olduğunu söyleyebilirim. Cloud Computing şimdilik bir konsept ve gelecek 10 yıl içerisinde sanallaştırma teknolojileri ile birlikte oldukça popüler olacağını tahmin ediyorum.

Cloud Computing ‘in klasik sistemlerden ayıran üç büyük özellik var;

  1. Lokasyon bağımsız olmak,
  2. Alınan hizmet kadar ödemek,
  3. Kaynakların dinamik olarak değiştirilebilmesi (Arttırma & Azaltma)

Lokasyon Bağımsız Olmak : Aslında akla gelen ilk soru şu olmalı “Uygulamanın mı lokasyon bağımsızlığından söz ediyoruz yoksa istemcinin mi? Cevap her ikisi de ya da en az biri olmalı. Bilgi teknolojilerinde altyapılar genellikle yapılan işin büyüklüğüne Devamını Okumak için »

Kendi depolama sistemini kendin yap

Geçenlerde http://blogs.zdnet.com ‘da teknoloji haberlerini incelerken Robin Harris ‘in “Build a RAID 6 array for $100/TB” başlıklı ilginç bir yazısını okudum. Özün kısası 1 TB ‘ı $100 ‘a gelen bir depolama sisteminin nasıl yapılabileceğinden bahsediyordu. Aslında ürün BackBlaze firmasının bir tasarımı ve oldukça basit bileşenlerden oluşturulmuş bir sistem. BackBlaze aylık $5 ‘a kişisel bilgisayarınızı (geriye dönük 4 versiyon sağlamak üzere) “sınırsız” olarak yedeklemeyi taahhüt eden veren bir firma. Sunduğu ek hizmetlere bakınca bu işi çoğu firmaya göre oldukça iyi bir fiyata yaptığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sunulan bu hizmetin altyapısında kendi tasarımları olan “Backblaze Storage Pod” sistemini kullanıyorlar. Aşağıdaki resimde sistemi oluşturan bileşenleri görebilirsiniz. Devamını Okumak için »

Fiber (Fibre) Channel mi, Gigabit Ethernet mi?

Son dönem forumlarda Fiber Channel (FC) ve Gigabit Ethernet (GigE) acımasız tartışmalara tanık olmaya başladım. Bir çok soru havada uçuşuyor. Örneğin FC ölüyor mü? Yeni standart 10Gbps ethernet mi? Artık iSCSI ‘ye mi yatırım yapmalıyım? Aslında herkes konuyu kendine göre yorumladığı için karşıt fikirler arasında olumlu ya da olumsuz olarak bir ayırım yapmak çok güç. Peki bu tartışma neden gündeme geldi diye sorarsanız tabiki 10Gbit ethernet in son kullanıcıya bir adım daha yaklaşması olduğunu söyleyebiliriz. Henüz “commodity” denilen raf seviyesine 10GigE inmiş değil ve maliyetinin 4Gbps FC ‘den pahalı olduğu aşikar. Birçok kavramın haksızca karşılaştığını söylemeden edemeyeceğim. Hem protokol seviyesinde hem de erişilen “kanal genişliği” (bandwidth) anlamında Devamını Okumak için »

EMC, Symmetrix ailesinin yeni ürünü “V-Max” i duyurdu

EMC 14 Nisan ‘da, yüksek sınıf disk depolama ailesi olan Symmetrix ürün listesinin en tepesine yerleştirdiği “Symmetrix V-Max” i duyurdu.
Öne çıkan özellikleri;

  • 2 PB toplam disk alanı desteği,
  • 1 ile 8 V-Max engine ölçeklenebilirlik,
  • Virtual LUN Teknolojisi,
  • Virtual Provisioning

Dahat detaylı bilgi için;

  1. http://www.emc.com
  2. http://www.emc.com/products/detail/hardware/symmetrix-v-max.htm

Emin ÇALIKLI

Depolama sistemlerine yeni bir yaklaşım “SUN Open Storage”

SUN Microsystems© ‘in Open Solaris yatırımının belki de en büyük getirisi olan SUN Open Storage hakkında bilgi vermek istiyorum. Open Storage basit anlamda, storage protokollerinin (CIFS, NFS, NDMP, HTTP, FTP, SSH, v.s.) ve servislerinin (Snapshot, Replication, Mirroring v.s.) Open Solaris işletim sistemi üzerinde toplanarak “Storage” hizmeti vermesi için tasarlanmış sistemler bütünü olarak adlandırılabilir.

Günümüzde depolama birimi üreten başlıca firmalar çoğu zaman donanım yanında servisleri ücretli olarak sunarlar. SUN, Open Storage konsepti ile data erişim hizmetlerini ve servisleri bedava sunarak storage pazarında farklılık yaratmayı amaçlamaktadır. Bir storage sistemi temelde “Controller” (denetçi) ve “Disk Sistemi” olmak üzere 2 ana bileşenden oluşur. Storage Controller yazılımı standart bir işletim sistemi üzerinde çalışabildiği gibi Devamını Okumak için »

Bad Behavior has blocked 21 access attempts in the last 7 days.

Bayrak